3 gün, 4 şehir ve sayısız durak. Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa’yı kapsayan, tempoyu bir an bile düşürmediğimiz bir Güney turuna çıktık.
Daha Adana’ya varmadan Varda Köprüsü’nün o devasa silüetiyle başlayan macera; tarihin sıfır noktası Göbeklitepe’nin gizeminden Zeugma’nın büyüleyici mozaiklerine kadar uzandı.
Bu yazıda rotanın genel akışını paylaşırken, Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa için hazırladığımız detaylı gezi rehberlerine de ilgili bölümlerde ulaşabilirsiniz.
“Bu kadar kısa sürede bu kadar çok yer gerçekten gezilir mi?” diye soruyorsanız; ulaşımdan zaman yönetimine, mutlaka görülmesi gereken noktalardan kişisel tavsiyelerime kadar her detayı bu yazıda bulacaksınız. Kemerleri bağlayın, bölgenin hem tarihini hem lezzetlerini keşfedeceğimiz bu yoğun rotaya birlikte başlıyoruz.
🧭 Seyahat Planı ve Pratik Bilgiler
Bu rotaya çıkmadan önce bizim de aklımızda birçok soru vardı. Nerede konaklamalıyız? Şehirler arasında ulaşım ne kadar sürüyor? Tek bir otelde kalıp günübirlik gezmek mantıklı mı? Aşağıda, seyahatimizi planlarken ve uygularken edindiğimiz deneyimleri paylaşmaya çalıştım. Eğer benzer bir rota düşünüyorsanız işinize yarayabilir.
🏨 Konaklama
Bu rota için merkez olarak Gaziantep’i seçtik ve tüm seyahati burayı üs olarak kullanarak gerçekleştirdik. İlk gün Adana’yı gezdikten sonra Gaziantep’e geçtik ve sonraki iki geceyi burada geçirdik. Şanlıurfa’yı ise günübirlik olarak ziyaret ettik.
Konaklama için tercihimiz Gaziantep Üniversitesi yerleşkesine yakın konumdaki Turizm Uygulama Oteli oldu. Şehir merkezine biraz uzak olsa da oldukça uygun fiyatlı, temiz ve konforlu bir otel. Kahvaltısı da idare eder. Ayrıca Gaziantep Hayvanat Bahçesi’nin hemen yanında bulunuyor. Eğer rotanıza hayvanat bahçesini de eklemeyi düşünüyorsanız (bunun için en az yarım gün ayırmanızı öneririm) konum avantajı sağlıyor.
🚗 Ulaşım
Rotanın en büyük avantajlarından biri şehirler arasındaki ulaşımın oldukça kolay olması. Adana, Gaziantep ve Şanlıurfa birbirine otobanlarla bağlı ve yollar genel olarak rahat. Gaziantep ile Şanlıurfa arası yaklaşık 2 saat, Adana ile Gaziantep arası ise yaklaşık 2-2,5 saat sürüyor.
Biz kendi aracımızla seyahat ettik ancak uçakla Gaziantep’e gelip araç kiralayarak aynı rotayı rahatlıkla uygulayabilirsiniz. Gaziantep’i merkez üs yapıp bir gün Adana’yı, bir gün Şanlıurfa’yı gezmek oldukça pratik bir seçenek.
Şehir merkezlerinde araç park etmek için genellikle ücretli otoparkları kullandık. Özellikle Balıklıgöl ve Gaziantep çarşıları çevresinde otopark bulmak mümkün.
ℹ️ Pratik Bilgiler
Bu seyahati sömestr tatili döneminde gerçekleştirdik. Adana ve Şanlıurfa’da hava oldukça ılıman ve keyifliydi. Gaziantep ise biraz daha serindi ancak rahatsız edecek kadar soğuk değildi.
Bölge halkıyla sohbet ettiğimizde, Adana ve Şanlıurfa’nın yılın büyük bölümünde benzer şekilde ılıman geçtiğini öğrendik. Yaz aylarında ise özellikle Şanlıurfa’da sıcaklıkların oldukça yüksek seviyelere çıkabildiğini unutmamak gerekiyor.
📍 1. Gün — Adana
Güney rotamızın ilk durağı Adana’ydı. Sabah henüz şehre ulaşmadan önce rotamıza Varda Köprüsü’nü ekledik. James Bond filmiyle ünlenen bu devasa taş köprü, Çakıt Vadisi’nin üzerinde yükselen etkileyici görüntüsüyle yolculuğun daha ilk saatlerinde bizi etkilemeyi başardı.
Adana merkezde ise gün boyunca şehrin hem tarihi hem de modern yüzünü keşfettik. Taşköprü, Sabancı Merkez Camii, Büyük Saat ve tarihi çarşılar arasında dolaştık; Seyhan Nehri kıyısında yürüdük. Elbette Adana denince akla ilk gelen şeylerden biri olan kebabı da ihmal etmedik.

Şehrin tarihi yapıları, kendine özgü atmosferi ve lezzet duraklarını ayrı bir rehberde çok daha detaylı anlattık.
→ Adana’da Bir Gün: Varda Köprüsü’nden Seyhan Kıyılarına — Varda Köprüsü’nden Adana’nın tarihi merkezine, Seyhan kıyılarından kebap duraklarına kadar şehirde geçirdiğimiz günü adım adım keşfedin.
Bu yazıda ise rotanın genel akışına odaklanacağız.
Hava iyice kararırken Adana’ya veda edip Gaziantep’e doğru yola çıktık. Yaklaşık 2-2,5 saat süren rahat bir yolculuğun ardından saat 21.30 civarında Gaziantep’e ulaştık ve Güneydoğu maceramızın ikinci ayağına geçmiş olduk.
📍 2. Gün — Şanlıurfa
Yeni güne Gaziantep’teki otelimizde yaptığımız kahvaltıyla başladık. Bugün rotamızın odağında Şanlıurfa vardı. Sabah erken saatlerde yola çıkıp ilk olarak insanlık tarihine dair bildiklerimizi değiştiren Göbeklitepe’ye gittik. Tarihin sıfır noktası olarak anılan bu etkileyici alanı gezdikten sonra yönümüzü Harran’a çevirdik ve bölgenin simgesi haline gelen konik kubbeli evleri gördük.

Öğleden sonra yeniden Şanlıurfa merkeze döndük. Eyüp Peygamber Makamı’nı ziyaret ettikten sonra Balıklıgöl ve Ayn Zeliha Gölü çevresinde vakit geçirdik, tarihi çarşılarda dolaştık ve günün yorgunluğunu şehrin kendine has atmosferi içinde attık. Günü ise Balıklıgöl’de akşam ezanını dinleyerek tamamladık.
Şanlıurfa’da geçirdiğimiz bu dolu dolu günü ayrı bir rehberde tüm detaylarıyla anlattık.
→ Şanlıurfa’da Bir Gün: Göbeklitepe’den Balıklıgöl’e Uzanan Rota — Göbeklitepe, Harran, Balıklıgöl ve tarihi çarşıları kapsayan Şanlıurfa rotamızı, deneyimlerimiz ve pratik önerilerimizle birlikte keşfedin.
Balıklıgöl’de geçirdiğimiz akşamın ardından yaklaşık 2-2,5 saatlik yolculukla yeniden Gaziantep’e döndük. Saat 22.00’ye yaklaşırken otele uğrayıp kısa bir mola verdikten sonra günü bitirmeden önce Gaziantep’in meşhur lezzetlerinden biri olan beyranı denemek istedik.

Aslında beyran geleneksel olarak kahvaltıda tüketilen bir yemek. Ancak Gaziantep’te günün geç saatlerinde de bulmak mümkün. Uzun ve yoğun geçen günün ardından içtiğimiz sıcak beyran gerçekten iyi geldi. Böylece Şanlıurfa gününü tamamlayıp ertesi gün bizi bekleyen Gaziantep keşfi için dinlenmeye çekildik.
📍3. Gün — Gaziantep
Turumuzun son tam gününü Gaziantep’e ayırdık. Şehre gelirken aklımızda daha çok yemekler vardı. Günün sonunda Gaziantep’in yalnızca güçlü mutfağıyla değil, tarihi ve kültürel zenginliğiyle de öne çıktığını görmüş olduk.

Güne Zeugma Mozaik Müzesi ile başladık. Ardından tarihi çarşılarda dolaşıp şehrin günlük hayatına karıştık. Bedesten çevresinde vakit geçirdik, meşhur katmeri tattık ve Tahmis Kahvecisi’nde menengiç kahvesi molası verdik. Günün devamında Şahinbey Milli Mücadele Müzesi’ni gezdik, akşamı ise Gaziantep’in en bilinen restoranlarından biri olan İmam Çağdaş’ta noktaladık.
Gaziantep’te geçirdiğimiz günü ayrı bir rehberde çok daha detaylı anlattık.
→ Gaziantep’te Bir Gün: Tarih, Lezzet ve Çarşılar — Zeugma Mozaik Müzesi’nden tarihi çarşılara, katmerden menengiç kahvesine kadar Gaziantep’teki duraklarımızı ve deneyimlerimizi keşfedin.
📍Bonus Durak — Dönüş Yolunda Tarsus
Son sabah Gaziantep’e veda edip direksiyonu batıya kırdık. Yolda hem mola verelim hem de biraz gezelim mottosuyla otobandan çıkıp Tarsus’a doğru döndük.
Gaziantep’ten yaklaşık iki saatlik yolculuğun ardından Tarsus’a ulaştık. Şehir merkezine girmeden önce ilk durağımız, bölgenin en önemli inanç merkezlerinden biri olan Eshab-ı Kehf Mağarası oldu.
🕯️ Eshab-ı Kehf Mağarası (Yedi Uyurlar)
Eshab-ı Kehf, yani Yedi Uyurlar hikâyesi; İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik geleneklerinde karşılığı bulunan, dünyanın en bilinen dini anlatılarından biri. Bu nedenle Tarsus’taki mağara da yüzyıllardır ziyaret edilen önemli bir inanç noktası olarak kabul ediliyor.
Burası devasa sarkıtlı bir doğa harikası değil; tavanı alçak, dar ve taş bir sığınak. Burası da şifa arayanların uğrak mekanı. İbrahimi dinlerin hepsi için önemli bir nokta. Tarsus, Hristiyanlık tarihi açısından da önemli şehirlerden biri. Aziz Pavlus’un burada doğduğuna inanılması nedeniyle özellikle Hristiyan ziyaretçiler için ayrı bir anlam taşıyor.
20-30 dakikada atmosferi soluyup kompleksin bahçesinde kısa bir yürüyüşle tamamlayabilirsiniz.
🥣 Humusçu Orhan
Mağaradan çıktıktan sonra aracımızla yaklaşık 15 dakikalık yolculuk sonrası Tarsus merkezine geldik. Merkezde yemek için Humusçu Orhan’a uğradık. Tarsus’a gelip humus yemeden dönmek rotayı eksik bırakmak olurdu.

Masaya dumanı üstünde, tereyağının cızırtısıyla gelen pastırmalı humus; nohutun net tadı ve tahinin dengesiyle tam bir kıvam ustalığı. Pastırma tadı bastırmak yerine o sıcak dokuyu harika biçimde tamamlıyor. Yanında yine Tarsus’a özgü küçük küçük lahmacunlar söyledik. Onlar da güzel ama o muazzam humusun yanında yardımcı oyuncu kalmaktan kurtulamıyor. Asıl olay o sıcak humus ve taze lavaş.
🧭 Kapanış
Üç günün sonunda kilometrelerce yol yapmış, onlarca farklı durak görmüş ama buna rağmen hiç yorulmamış gibiydik. Çünkü bu rota sürekli yeni bir şey çıkarıyordu karşımıza.
Bir gün Varda Köprüsü’nün altında fotoğraf çekiyor, birkaç saat sonra Adana kebabı yiyorduk. Ertesi gün Göbeklitepe’de insanlık tarihini sorgularken akşam Balıklıgöl’de ezan dinliyorduk. Bir başka gün ise Zeugma’nın mozaiklerine bakıp ardından tarihi çarşılarda katmer peşine düşüyorduk.
Göbeklitepe’nin gizemi, Harran’ın sıra dışı evleri, Balıklıgöl’ün atmosferi, Gaziantep çarşılarının hareketliliği ve Tarsus’ta yediğimiz o sıcak humus da bu yolculuğun unutulmaz parçaları oldu.
Eğer birkaç güne çok fazla deneyim sığdırmayı seviyorsanız, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa ve Tarsus’u kapsayan bu rota kesinlikle değerlendirmeye değer. Bizim için son yıllarda yaptığımız en keyifli ve en yoğun rotalardan biri oldu.
Keyifli keşifler!






Yorumlar
Comments